Taşlar Yerinden Oynuyor!
SERAP DÜZGÖREN ARI
Antalya
Geçen bu süreçte naçizane bir öngörüm vardı. Dedim ki önümüzdeki beş yıllık sürede 500 bin TL altında üretim yapan acenteler yok olacaklar. Birleşebilir, kapatılabilir, dönüşebilirlerdi…
Birileri çoktan düğmeye bastı. Sigortacılık artık değişiyor. İstediğiniz kadar direnç gösterin konjonktüre karşı durmak imkânsız. Bu değişim yaklaşık 4 yıl önce başladı. Organizasyoncular dediğimiz bir sistem gelişti. Bir program sayesinde kısa sürede pek çok şirketin poliçesine erişim sağlandı. Bu program yüklendiği her bilgisayarı sigorta acentesi yaptı. Ofislerin tabelaları neon ışıkları gibi yanıp sönmeye başladı. Sözüm ona yasal olarak tali acentelikler kapatıldı ama ekran acentecikleri hızla çoğaldı. Bu sistemi kuran tepe acentelerin portföyleri dev gibi büyümeye başladı.
Sisteme direnen küçük acentelerinde kanı, gün be gün emildi. Küçüktük ama sayıca çoktuk. Zannettik ki bu düzen böyle gider abiciğim, ablacığımla devran döner, eskiydik, işi en iyi bilenlerdendik, usta-çırak ilişkisinde mesleği öğrenenlerdendik, müşteri bizi bilirdi, gerisi hikayeydi…
Dümdüz olduk!
Ama tüfek icat oldu mertlik bozuldu, Parayı Lidyalılar, çoklu acentelik sistemini Türkler buldu. Artık geriye dönüş yoktu. Teknolojinin burnumuzun dibinde aduketli tekmeler atmasından anlamalıydık, iyi niyetli davrandık, bize bir şey olmaz havasından kurtulamadık. Ne zaman ki SBM trafik fiyatlarını önümüze döktü, sigorta şirketlerinin link uzantılarını ekledi uyanıverdik güzel uykularımızdan. Ne oldu? Dümdüz olduk! Geçen bu süreçte naçizane bir öngörüm vardı. Dedim ki önümüzdeki beş yıllık sürede 500 bin TL altında üretim yapan acenteler yok olacaklar. Birleşebilir, kapatılabilir, dönüşebilirlerdi. Kendimce, “butik acente” diye bir tanımlama bile yapmış son üç yıldır da buna dönüşme çabası vermiştim.
Butik acente ne demek; kaza portföyünün dışında, sağlıkemeklilik- konut olarak büyümeyi hedeflemek. Portföy yapısını buna dönüştürmek çok sancılı ve yavaş bir süreç. Malum sektörün ve portföylerimizin lokomotifi kaza branşı. Diğer branşlarda yol almak ciddi sabır isteyen bir süreç. Önce oturup acentesi olduğunuz şirketlerle bunun pazarlığını yapıp, agresif portföy hedeflerine karşı bir sığınma alanı istiyorsunuz. Öngörülü, portföy çeşitliliğinin farkında olan yönetim destekliyor, hedef baskısında olanlarla yolunuzu ayırıyorsunuz. Dediğim gibi ilmik ilmik işlenmesi gereken meşakkatli bir süreç.
Bir diğeri birleşmek. Aynı ölçekteki küçük acentelerin bir model altında birleşip güçlenmesi ki bununla ilgili bir proje de gündemde. Son seçenek maalesef en kötüsü, direnemeyip kapatıp sektörden çekilmek, alın teri portföyünüzü kurda kuşa yem etmek, kimse yaşamasın isterim.
Dönüşmek zorunda bırakılacaksın
2016’nın artık son günlerini yaşarken, sektörün içinden biri olarak dikkatimi çeken iki gelişme var. İlki büyük acentelerin küçük acente avına çıkmaları. İkincisi sigorta şirketlerinin, küçük acentelerini birleştirmeye yönelik bir çalışma içinde olması.
Başınıza henüz gelmediyse hazırlıklı olun bu hafta tanıdığınız büyük bir acente kahve içmeye uğrayıp, ne olacak bu sektörün hatta bu ülkenin sonu sohbetinde sizin acenteliğiniz için gelecek planınızı sorgulayacak, sizi biraz daha karamsarlaştırıp, korkularınızı besleyecek ve çözüm olarak portföyünüzü devretmenizi önerebilecek. Ya da bölge müdürleriniz ofis ziyaretleri kapsamında 500 bin TL altı acente istemediklerini büyüme konusunda planlarınızı ve birleşmeye nasıl baktığınızı sorgulayacak.
Demem o ki sevgili acente, küçüksen, dönüşmek zorunda bırakılacaksın, Büyüksen rakiplerinden önce küçükleri toplama telaşında olacaksın. Türk sigorta sektörü önümüzde ki 6-8 ayda sancılı bir değişime gebe, benden söylemesi!





