Gezdiğim Dikenli Aşk Yollarında Elimden Bin Türlü Saz Geldi, Geçti
MUSTAFA AYDINÇELEBİ
Canlı Arşiv
MERT DÜŞMAN NAMERT DOSTTAN EVLADIR
Ortak Pazar’la yaptığımız Ankara anlaşması; 25.12.1963 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girdi. Üniversite yıllarımdı. 63/64 ders yılı imtihanlarından birinde; bu anlaşmayla ilgili görüşümüz soruldu. Anlaşmanın içeriği hakkında fazla bir bilgim yoktu, konuyu tarih boyunca Batı’yla yaptığımız anlaşmalar yüzünden başımıza sardığımız belaları; sadece bizim sadık kaldığımız, Batı’nın kaytarma huyunu ele alarak, budan bize bir hayır gelmeyeceğini ifade etmiştim. Nitekim 53 yıllık yaşadıklarımız ortada…
NATO savunma işbirliği yaptığımız ülkeler için ne demeli?
Güya, ülkemize bir saldırı olunca, düşman saldırısını def etmekte bize yardım edecekler. Elden gelen öğün olmaz, olsa da zamanında gelmez… Nitekim, zor günlerimizde ya duyarsız kaldılar, ya zamanında gelmediler; geldiklerinde de en kritik zamanda tası tarağı toplayıp gittiler. Dahası, Kıbrıs olayında da düşmanın yanında yer aldılar…
İpin ucu kimin elindeydi?
Ya saldırı, kendilerinden gelirse, halimiz nice olacak? 27 Mayıs ve 12 Eylül ihtilallerini yapan, muhtıralar veren, 15 Temmuz ihtilal kalkışmasını yapan kuklaların, ipinin ucu kimin elindeydi? Geçenlerde Türkiye’ye gelen ABD’li general, “İşbirliğimiz devam edecek” demiş. Doğru söylemiş FETO’yla işbirliklerin devam ettiği ortada… Bu işbirliği gereği ipe un seriyorlar. Görünen köye kılavuz istiyorlar. Bir kanıttır tutturmuşlar. ABD’nin kanıt talebi; FETO kuklasının iplerinin ABD’nin elinde olduğunun kanıtıdır. Aslında bu son ipucu. Daha neler var? FETO’ya oturma izninin ABD istihbarat teşkilatlarının, bu bizim adamımız referansıyla verilmesi mi dersin, yıllarca beslemeleri mi dersin, yurtdışındaki okullarındaki CIA ajanı öğretmenleri ve uygulanan eğitimi mi dersin, Büyükada toplantısını mı dersin, 15 Temmuz’da İncirlik’in kullanılması mı dersin?.. Say sayabildiğin kadar!
ABD’nin tavrı
ABD delil karartmaya çalışıyor. FETO’yu vermeyecekler. Verseler de ya ölüsünü ya da sadece nefes alan bir ceset teslim edecekler.
Tabii ikinci FETO’yu hazırlamışlarsa... Koca bir ülkenin ordusu, emniyet güçleri, bürokrasi, TÜBİTAK’ı hülasa tüm kurumlarının içine hainler sokup en gizli bilgilerini ele geçirip sonra kendi adamlarıyla çökertme girişiminin bir meczubun planlayıp, uyuşturduğu hainler güruhunu kullanarak yaptığına inanacağımızı mı sanıyorlar? İşin gerçeği: Siyonist- Haçlı işbirliğiyle 40 yılda hazırlanan tuzak oyununu, 15 Temmuz 2016 günü sahneye koydular. Bu tuzak oyunun; Fikir Babası ve Metin Yazarı: Siyonistler, Rejisör: Haçlılar Başrol Oyuncusu: CIA ve MOSAD okullarından mezun FETO Oyuncu ve Figüranlar: Akıl ve iradesini FETO’ya teslim etmiş Haşhaşiler Sahne: Türkiye Hedef: Budanma zamanı geldiğini düşündükleri Türkiye’yi çökertip İslam alemini başsız bırakarak köleleştirip kaynaklarını sömürmek.
Ey bizi aptal sanan aptallar!..
Kurduğunuz tuzak bozuldu.
Siz tuzağa düştünüz…
Allah’ın tuzağına düştünüz…
Kuran-ı Kerim’i okusanız görürdünüz ki orada:
“-Onlar tuzak kurarken, Allah’ta onların kurdukları tuzakları bozuyordu. Allah, tuzakların en hayırlısını kurar ( Enfal suresi Ayet:30 )” buyurulmaktadır.
Hadi siz Müslüman değilsiniz bilmezsiniz. Adını (haşa hocalardan) hoca koydukları o meczub, o Lanetullah (Allahın lanetine uğramış) o Adüvvullah (Allah’ın düşmanı) da mı bilmiyordu?
Hep beraber faka bastınız…
Bilmesine bilir de Allah onun da aklını aldı bilemez oldu. Ya da inançsızlığından dikkate almadı. Ve… Hep beraber faka bastınız…
Siz, kurduğunuz tuzağı; bu topraklardan çıkmış hainler eliyle uygulamaya çalışırken; Allah (CC) da; cumhurbaşkanımızın, meydanlara çıkın talimatını sizin televizyonunuz (CNN) vasıtasıyla; Asım’ın nesline duyurdu. Asım’ın nesli de göğsünü, hayasız akınınıza siper ederek tuzağınızı bozdu…
Hüküm Allah’ındır; kul eliyle işlenir…
Allah’ın gazabını celbettiniz.
Daha bu başlangıç…
Görelim Mevlam neyler neylerse güzel eyler (İbrahim Hakkı Hz)
Her şerrin altında bir hayır gizlidir. Nitekim bu şerrin altından çıkan hayırların bazıları bir kardeşimiz tarafından şöyle tespit edilmiş: (internette gördüm)
“ Onsekiz Günlük Eğitimin Sonuçları:
1) Allah, bu milletten korkuyu kaldırdı.
2) Millette var olan gelecek kaygısı ve dünya sevgisi yok oldu.
3) Yediden yetmişe, herkeste şehit olma arzusu uyandı.
4) Kendilerine bakarak, büyük bir ecdadın torunları olduklarını fark ettiler!
5) Dünya; mazlumlara kucak açıp, ev sahipliği yapan bu milletin, ölümden korkmayacağını, evini ve vatanını terk etmeyeceğini anladı.
6) İslam coğrafyası ve Türki Cumhuriyetler, Türkiye’nin güçlü bir ağabey olduğunu, dedelerinin anlattığı Osmanlı’nın masal kahramanları olmadığını, torunlarına bakarak öğrendiler.
Allah (CC), bu milleti büyük bir vazifeye hazırlıyor! Ve inşallah bu millet de ilahi emre amade olduğunu ispat etti!
Hamdolsun!”
Vah benim saf milletim! Dost dost diye kimlere sarılmışız?!
Şehitlerimize rahmet, gazilerimize acil şifalar dilerim.
Ey şuheda, ey gaziler, ey Asım’ın nesli!.. Gazanız mübarek olsun!..





