Gezdiğim Dikenli Aşk Yollarında Elimden Bin Türlü Saz Geldi, Geçti (7)
MUSTAFA AYDINÇELEBİ
Canlı Arşiv
Acenteler, suyu kesilen fidanlar gibi kuruyup yok olmaya başladı!
Başıbozuk bir toplum, birilerinin sultası altına girerek benliğini kaybedip yok olmaya mahkum olur. Hayat ve başarı, organize olmuş, disiplinli toplumların hakkıdır.
Ulaşım imkanlarının kısıtlı olduğu, kırklı, ellili yıllarda, askere gidecek gençler, köy muhtarları tarafından ilçe merkezine getirilip askerlik şubesine teslim edilirdi. Toplanma merkezi olarak tahsis edilen bir camiye bayrak dikilir, gelen gençler, tüm köylerden yapılan intikaller tamamlanıncaya kadar, bu camide barındırılır, köylerden gelenler tamamlanınca, ilçe gençleri de alınıp topluca trenle sevk edilirdi. Böyle bir toplanma merkezine, bir amca gelip, gençlere hitaben: -Evlatlarım, vatanı beklemeye gidiyorsunuz. Yolunuz açık olsun. Sağlık ve selametle ve yüz akıyla gidip gelmenizi dilerim. Bu kutsal göreve ne kadar hazır olduğunuzu yoklayacağım. -Buyur amca ne yapmamızı istersin? Elindeki halat parçasını göstererek, -Aranızda bu halatı koparacak bir yiğit var mı? -Aman amca, bu halat insan gücüyle koparılır mı? -Ben koparabilirim. -Kopar da görelim! İhtiyar, önce halatın bükümünü açıp halatı oluşturan ince ipleri, arkasından da iplerin bükümünü açıp elyafları ortaya çıkardıktan sonra başlamış ince elyafları teker teker koparmaya… -Amca, böyle koparmayı hepimiz yapabiliriz. -Evlatlar! Ben de sizin bilek gücünüzü değil kafa gücünüzü yokladım. Ayrıca, size bir mesaj vermek istedim. -Kafa gücünü anladık da mesajı anlayamadık. -Beni iyi dinleyin evlatlarım. Hepiniz bu şehrin yiğitlerisiniz. Hemşerisiniz ve aynı zamanda asker arkadaşı oldunuz. Buradan gurbet ellere gideceksiniz. Gittiğiniz yerlerde, iyi insanlarla da karşılaşırsınız kötüleriyle de. -Birbirinize sarılıp halat olursanız, hiçbir kötü size zarar veremez. Birbirinize sarılmaz da bu elyaflar gibi dağılırsanız, sizi teker teker koparırlar…
Halat olmayı beceremeyen acenteler
Ey birbirine sarılıp halat olmayı beceremeyen acenteler! Bunca zamandır; bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı beceremeyen acenteler! Ey başıbozuk acenteler! Teker teker boyunlar koparılıyor. Acenteler, suyu kesilen fidanlar gibi kuruyup yok olmaya başladı! Kafası kesilen, suyu kesilip yok olanlardan bir olamayan, özellikle bir olmayı engelleyen tuzu kuru acente! Bu kötü gidişattan sen sorumlusun… Vebali bir yana, bu başıbozukluk devam ettikçe, sıra sana da gelecek. Akıllanıp halat olmanız için daha kaç acentenin kafasının koparılması gerek? Kaç fidanın kuruyup yok olması gerek? Bu gidişatın toplu ölümleri getireceğini farkedin gayri!..





