Gezdiğim Dikenli Aşk Yollarında Elimden Bin Türlü Saz Geldi, Geçti -2
MUSTAFA AYDINÇELEBİ
CANLI ARŞİV
Aklımıza gelen, başımıza geldi. İstanbul dışındaki derneklerden toplam 6-7 temsilcisine karşılık SAB’dan, yetkili, yetkisiz 15-20 kişi var. Herkes oy kullanacak ve sonucu belli bu oylamaya göre de karar verilmiş olacak!
Bir yandan federasyonun kuruluş formaliteleriyle ilgili bilgi toplarken; diğer yandan da federasyonu sağlam temellere oturtmak, yatay genişlemeyi sağlamak üzere dernek sayılarını artırma gayreti içine girdik. Bu cümleden olmak üzere Adana, Manisa ve Şanlıurfa derneklerini kurdurduk.Biz bu işlerle meşgulken Levent Korkut aradı. AB normlarına uygun dernek yapılanmasıyla ilgili ayrı bir kanun varmış. Bu kanuna göre bir dernek kurulması halinde uluslararası federasyon bünyesinde yer alma şansı olduğundan bahisle; konu hakkında uzmanından brifing alıp karar vermek üzere bizleri İstanbul’a davet etti. Gittik; Ankara’dan, Levent Ergun ve Selahattin Akbıyık; İzmir’den, Aykut Dikmen, Behzat Özen ve Ramazan… Gaziantep’ten ben… İstanbul SAB’dan yaklaşık 15-20 kişiyle derneğin karşısındaki otelin toplantı salonunda toplandık. Levent Korkut, açılış konuşması yapıp brifing verecek zatı takdimi müteakip, kendisiyle beraber toplantıyı idare etmek üzere beni divana davet etti. Bu arada Selehattin’le toplantının formatındaki garipliği konuşuyorduk. Selahattin’in “Dikkat et; oldu bittiye gelmeyelim” uyarısıyla divana geçtim.
Bizans oyunu tezgahlama
Konuşmacı, bu dernekten Bursa’da kurduğunu, iyi neticeler aldığını; bu tip derneğe hem hakiki hem hükmi şahısların üye olabildiği gibi bazı bilgiler vermesini müteakip Levent, konuyu tartışma fırsatı vermeden; derneğin kurulması hususunu oya sunmaz mı?
Hoppalaa!...
Aklımıza gelen, başımıza geldi. İstanbul dışındaki derneklerden toplam 6-7 temsilcisine karşılık SAB’dan, yetkili yetkisiz 15-20 kişi var; herkes oy kullanacak ve sonucu belli bu oylamaya göre de karar verilmiş olacak!..
Biz de yutacağız!..
Hadi canım sende!..
İstanbul’da yaşıyor olmak, Bizans oyunu tezgahlama hakkı mı verirmiş adama?! Hemen devreye girip, kararın burada verilemeyeceğini, kararın verilebilmesi için tüm dernek başkanlarının iştirakiyle kurulacak komisyonun her iki alternatifi inceleyerek verecekleri rapora göre durumun değerlendirilebileceğini söyleyince, Aykut Dikmen söz alıp; İzmir derneği olarak, bu konuyu uzman hukukçuya inceletip, onun raporunu baz alarak konunun İzmir’de tartışılıp karara bağlanmasını önerince doğru çizgiye gelindi... Bir süre sonra İzmir derneğinin daveti üzerine Kuşadası’nda toplandık. Anadolu derneklerinden bir-ikisi hariç birer kişiyle temsil edildiği toplantıya; İstanbul SAB’dan, 5-6 kişi gelmişler. Neyse…
Gürültüye pabuç bırakmadık…
İzmir derneği, dersine iyi çalışmış. Nadide Yüceaslan, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Huriye Kubilay hanımefendiyle beraber tüm hazırlıkları yapmışlar. Hoca hanım; kafamızdaki soruları cevaplayıp tereddütleri gideren çok güzel bir sunum yapıp, bize doğru karar verme pozisyonuna gelmenin rahatlığını kazandırdı.
Ama gel gör ki bizdeki kararlı duruş İstanbul ekibini agresifleştirdi. Her biri bir yandan saldırıya geçip toplantıyı sabote etmeye çalıştılar. Gürültüye pabuç bırakmadığımızı görünce de; “ Biz federasyona katılmıyoruz” deyip toplantıyı terk ettiler. Kalan dernek temsilcileri; ittifakla federasyon kurma kararı alıp, federasyon tüzük taslağının hazırlanması görevini İzmir derneğine vererek kuruluş için düğmeye bastık.





