Haydi Evrene Mesaj Gönderelim
M. JALE BAYAV
TÜSAF Yönetim Kurulu Üyesi
2016’dan ne bekliyoruz? Önce kartopuna dönüşen sorunların içinden çıkabilmemiz için tek ses olmayı ve bilinçli hareket etmeyi bilmek zorundayız.
1-Trafik poliçelerinde serbest tarifeyi kaldırsınlar.
2-Komisyon düşürüp uygun primle teklif veren şirkette kalmasın.
3-Sigorta şirketlerinin tek dağıtım kanalı acenteler olsun.
4-Komisyon oranlarında acentelerin talepleri dikkate alınsın.
5-Sigorta şirketleri prim indir, prim bindir yapmak yerine daha çok poliçe üretmeleri için acentelerine destek olsun.
6-Eskiden yapıldığı gibi bilinçlendirme eğitimleri yapsınlar ki üretimler artsın. Maliyetleri düşürmek için komisyonlarımız gelmesin hep akıllarına.
2016’da birlik olalım
7- CEO’lar eskisi gibi acentelerine yakın ve ulaşılabilir olsunlar. Kapalı kapılar güvensizlik yaratır...
8- Komisyon indirerek sigorta poliçesi yapan acenteler ya akıllansın ya da kapansın. Kendi ayaklarına sıktıkları kurşun sekerek bize de zarar veriyor.
9- 2016’da “birlik” olalım.
10- Her ilde tek dernek, tek ses olalım.
11- Koltuk ve sıfat meraklıları yerine fikir ve eylem adamları bizi yönetsin.
12- Sigortalı da sigortacı da sigorta şirketleri de mutlu olsun ve kazansın.
Amin.
Nereden nereye geriledik
Uzat uzatabildiğin kadar… Hani deriz ya! “Nereden nereye geldik”. Gelişmişliği, bilgiyi, eğitimi, teknolojiyi anlatmak için. İşte tam da burada mesleğimiz için ne yazık ki “Nereden nereye geriledik” demek zorundayız. Hiç iyiye gidiş yok. Senetle çekle çalışılan dönemler hele bir de (benim yetişemediğim) açık hesapların neredeyse 1 yılda ödendiği dönemlerden bahsetmiyorum. Bu konudaki gelişme ve değişimler güzel ve önemli bence… Kredi kartlı sistem oh ne rahat ama… 1990’lı yıllarda birçok şirket acenteleriyle sürekli dirsek temasında olur, sık sık ziyaret eder, üretim azalması varsa destek vermeye çalışır ve her türlü sorun ve talepleri özenle dikkate alırlardı. Hatta potansiyel sigortalı adresleri bile verirlerdi. Şimdi, önce formaliteleri tamamla, SEGEM’den sana “Tamamdır, artık acentelik yapabilirsiniz” diploması versinler. Eşinizin dostunuzun poliçe yaptırabilme potansiyellerine göre tahmini portföyle bir şirketten acentelik al.
Seni tak! diye kapatsınlar…
Sonra 20-30 yıldır çalıştığı emek veren acentesinden vazgeçmesi için kapı kapı dolaş hazıra kon. Bunu yaparken de komisyon indirerek iş yaptığını sanıp diğer acentenin bunca yıl kazık attığı gibi (son derece yanlış) bir algı yarat. O olmadı, bu yetmedi derken şirket “Seninle mi uğraşacağım. Hem hasarın çok, hem üretimin az” diye seni tak! diye kapatsın. Ağlamanı duyanlar, “Gel benim şubem ol, sana bir masa, bir sandalye vs. vereyim, benim kanatlarım altına gir” desin. Çaresizliğine umut olsun. Hem kendi ekmeğinle hem de benim ekmeğimle oynadığını fark etmeden köle hayatına devam et. Bilgi nerede? Birikim nerede? Güven nerede ? Sadakat nerede? İyi niyet zaten hiç yok.
Şirketlerin çifte standardı
Sigorta şirketlerinin kendi dağıtım kanalları arasında uyguladığı “çifte standart”lara hiç girmiyorum. 2016’dan ne bekliyoruz? Önce kartopuna dönüşen sorunların içinden çıkabilmemiz için tek ses olmayı ve bilinçli hareket etmeyi bilmek zorundayız. Her kafadan ayrı bir ses çıktıkça kimse bizi dinlemez. Bazen sessizlik kalabalıkların gürültüsünden çok daha fazla duyulur. Umutlarımız olmasa yaşayamayız. Düzelir mi? Bilemem! Ben yine de evrene mesajımı gönderiyorum. Kim bilir! Biz isteyelim de elbet bir duyan olacaktır. Sağlıkla geçen hayırlı ve bereketli bir yıl olsun 2016 hepimiz için.





