At Binenin Kılıç Kuşananın
M. JALE BAYAV
TÜSAF Yönetim Kurulu Üyesi
İşi bilmek kılıç kuşanmamıza yetmiyor ne yazık ki. Artık sadece güçler savaşı var.
At binenin kılıç kuşananın” demiş atalarımız. Bugünkü anlayış ve işleyişe bakıldığında acaba ne derlerdi? Evet şimdi de iş bilenin durumu var, ama atalarımızın anlatmaya çalıştığı şekilde yürümüyor ne yazık ki! Belki her meslek grubunda durum aynı olabilir ama biz kendi mesleğimize baktığımızda çok daha vahim bir tabloyla karşı karşıyayız.
Kural ve kanun koyucular da ne yapsın? Herkes uyanık asker olmaya çalışıyorsa… Hizmet sektörünün en önemli vitrini güven, bilgi, birikim, iyi niyet ve dürüstlüktür. Biz böyle öğrendik. Şimdi ise ne sigortalı için ne de dağıtım kanalları için bunların bir önemi kalmadı. Tek baktığımız nokta prim odaklı kararlar vermek ve hatta aynı pastadan kendi paylarına dilimleri büyütmek.
Neyle, nasıl mücadele edebileceğimiz belli değil
Ben 26 yıl önce acente olduğumda bana söylenen “Pastayı büyütün” tavsiyesi bugün de geçerli ama nedense o pastanın ortakları çoğalsa da pasta bir türlü yetecek kadar büyüyemedi. Sigorta bilincinde ise hala çok gerilerdeyiz. Buna ekonomik koşullar ve güven sorunu da eklenince, sanki “Doluya koyuyoruz almıyor, boşa koyuyoruz dolmuyor” gibi kavram kargaşası içinde kendimizce mazeretler bulmaya çalışıyoruz. Neyle, nasıl mücadele edebileceğimiz belli değil. Ezberlerimiz bozuldu. Keşke sorunun tek bir dayanağı olsa da çözüm budur diyebilsek. Nereden baksak, nereye baksak, ne yapsak tıkanıyor ve ilerleyemiyoruz. İşi bilmek kılıç kuşanmamıza yetmiyor ne yazık ki. Artık sadece güçler savaşı var. Dengeler bozuldu. Kafalar karıştı. Bilgi anlamını yitirdi. Güven ise sadece paraya endeksli. Tavizler, uygulanan çifte standartlar, baskıcı tavırlarla iş yapmak kılıç kuşanmak oluyor. Bir olmak, birlik olmak için mücadele edenler de bu bilinçle ilerleyenler sayesinde başarılı olamıyor elbette. Bir de korku ile iş yapan meslektaşlarımız tehditlere boyun eğince senin durumun Nasrettin Hoca’nın fil hikayesine dönüyor. Arkana dönüp baktığında yalnız olduğunu görüyorsun. Sonuç; şartlara ve döneme uyarak, ya at binmeyi öğrenecek ve kılıcı kuşanacaksın ya da o atların altında ezilen çimen olacaksın. Hep büyümeye ve yeniden yeşermeye çalışan... Azimle ve inançla…





