Öfkeyi Kontrol Etme Yöntemleri
HANİFE KARAMUSTAFAOĞLU
Eğitim
Acenteler olarak işimizin gereği çok yoğun ve stresli ortamlarda çalışmak zorundayız. Yoğun ve stresli ortamda zaman, zaman hepimiz farkında olmadan öfke krizine giriyoruz. Öfke krizini kontrol edemediğimizde ise iş ve sosyal hayatımızın olumsuz etkilemesine engel olmamız mümkün olmuyor ve ciddi sorunlar yaşamamıza neden oluyor.
Öfke, basit bir sinirlilik veya kızgınlık halinden, yoğun hiddet durumuna kadar farklılıklar gösteren güçlü, sağlıklı ve doğal bir duygudur. Öfkelendiğimiz zaman tansiyonumuz yükselir, nefes alıp vermemiz sıklaşır, kalp atışlarımız hızlanır, kan basıncımız artar, vücudumuz ve zihnimiz “savaş ya da kaç” tepkisi için hazırlanır. Öfkeye neden olan durumlar, genellikle tanıdığımız bir insan, trafik, maddi zorluklar, haksızlığa uğrama, engellenme, ya da kendimizde memnun olmadığımız bir davranış olabilir. Öfkelendiğimizde olayları istemeden abartılı çarpıtılmış ve olumsuz olarak algılarız. Olumsuz düşünmeye başlar, olabilecek en kötü şeyleri kurgularız. Öfkemizi kontrol edemezsek sesimizi yükseltmeye etrafımıza bağırıp çağırmaya hatta şiddet uygulamaya kadar olumsuz tavır ve davranışlarda bulunuruz. Kontrol edemediğimiz öfke, ikili ilişkilerimizin bozulmasına, bunun sonucu da direk işimizin olumsuz etkilenmesine neden olur. Konunun uzmanları öfkeyi kontrol etmenin mümkün olduğunu ve öğrenilebileceğini ifade etmektedirler. Öfke kontrolü için yedi maddenin öğrenilmesini ve uygulanmasını önermektedirler.
Gevşeme, rahatlama ve farkındalık oluşturma
Diyaframdan derin bir soluk almalıyız, göğüsten alınan soluk bizi rahatlatmaz.
Soluğumuzun karından geldiğini hayal etmeliyiz.
“Rahatla”, “aldırma” gibi, yavaşça, sakinleştirici ve yatıştırıcı sözcükleri tekrarlamalıyız. Bu arada derin soluklar almaya devam etmeliyiz.
Hayal ederek bizi gevşetecek bir yer ve ortamı düşünmeliyiz ve gözümüzün önüne getirmeye çalışmalıyız.
Yoga gibi stres içermeyen egzersizler öğrenmeliyiz. Bu egzersizler kaslarımızı gevşetir ve bizi yatıştırır. Bu teknikleri sık sık tekrarlamalıyız. Bu hareketleri stresli ortamlarda doğal savunma hareketi olarak uygulayacak hale getirmeliyiz.
Düşünceleri değiştirmek bilişsel yapılandırma
Kızgın olduğumuz zaman genellikle düşüncelerimiz gerçeği yansıtmaktan çok, olayların abartılmış ve çarpıtılmış bir şekilde algılandığını yansıtır. Bu tür olumsuz düşünceleri fark ederek, onların yerine daha mantıklı ve doğru olanları düşünmeye çalışmalıyız. Kendimizle veya başka kişilerle konuşurken “asla” veya “daima” gibi sözcükleri kullanmamaya özen göstermeliyiz. Öfkemizin gerçek nedenini anlayıp ona göre olumlu çözüm üretmeliyiz.
KONTROL EDEMEDİĞİMİZ ÖFKE, İKİLİ İLİŞKİLERİMİZİN BOZULMASINA, BUNUN SONUCUNDA DA İŞİMİZİN OLUMSUZ ETKİLENMESİNE NEDEN OLUR.
Soğukkanlı ve sakin bir iletişim kurun Ateşli bir tartışmanın içindeysek, önce sakin olmaya çalışmalıyız, tepkilerimizi denetim altına almalıyız. Aklımıza gelen ilk şeyi dile getirmemeliyiz. Karşı tarafın söylediklerini dikkatlice dinleyip öyle cevap vermeliyiz. Savunmamızı saldırı haline dönüştürmemeliyiz. Önce karşımızdakinin eleştirilerini açıklamasına izin vermeliyiz, hatta sorular sorarak, öfkemizin tartışmayı rayından çıkartmasına izin vermeliyiz.
Sorun yaratmayın sorun çözün
Öfke hayatımızda kaçamadığımız ve çözümü çok zor olan bazı sorunlarımızdan kaynaklanıyor olabilir. Çözümü zor veya çözümsüz durumlarda, çözüme odaklanmak yerine, sorun ile nasıl baş edeceğimize odaklanmalıyız. En az zararı görecek şekilde nasıl bir strateji geliştirmemiz gerektiğine karar vermeliyiz. Böylece sorunu çözememiş olsak bile daha sabırlı olmayı öğreniriz.
Kendinizi rahatlatın
Yorgun olduğumuz zamanlarda tartışmaya girmemeliyiz. Bizi öfkelendiren olaylardan insanlardan ve nesnelerden uzak durmalıyız. Bizi öfkelendiren olayların, mekanların ve benzerlerinin alternatifini bulmak için çözüm üretmeliyiz.
Mizaha yer verin
Espri yapmak, stresli bir ortamdaki gerginliği azaltabilir. Esprili bir yaklaşım veya aptalca espriler bile öfkeyi yatıştırabilir. Espri yaparken, alaycı olmamaya, kırıcı espriler yapmamaya özen göstermeliyiz.
Çevrenizi değiştirin
Bizleri içinde bulunduğumuz ortam da öfkelendirebilir. Sırtımıza yüklenen sorunlar ve sorumluluklar bizde kapana kıstırılmış duygusu uyandırabilir. Bu gibi durumlarda kendimize mola vermeliyiz. Bulunduğumuz ortamdan bir süreliğine uzaklaşmalıyız. Stres yüklü anlarda, kişisel kaçış planları yapmalıyız.





