‘Yaşamak İçin Güzel Bir Yer’
ÇETİN YAMAN
Kadrajımdan Sanat
Christophe Colomb'un karaya ayak bastığı yerdir Küba. Yeni kıtanın ilk keşfedilen toprağı.
Adı o zamanlarda yaşayan yerlilerin dilinde "Yaşamak için güzel bir yer" anlamına geliyormuş.
O neşe ve hayat dolu Küba halkında gördüğümüz manzara bunu doğruluyor. Tabi bunun en büyük sebeplerinden birisi ülkece eğitim ve sanata çok önem verilmesidir. Zorunlu eğitim 12 yıl. Binlerce çocuk, daha çok küçük yaşlardan itibaren salsa eğitimi alıyor ve sanatla uğraşmaya teşvik ediliyorlar.
Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru Küba lideri Fidel Castro bu dünyadaki zamanını doldurarak aramızdan ayrıldı.
Işıklar içinde uyusun…
Küba yıllardır süren ABD'nin ambargosu altında varlığını sürdüren bir ülke. Castro yönetiminin icraatlarından biri köklü toprak reformu olmuş. Küba, ekonomisinin önemli yapı taşı olan şekeri Sovyetler Birliği'ne satmaya başlayarak ülkesine gelir sağlamış. Hatta bu gelişmeler üzerine ABD ile Küba'nın arası açıldığı söylenir.
Arjantinli ve mesleği doktor olan devrimci Che Guevara Küba'da yapılan icraatlarda önemli paya sahip kişilerden. Küba halkı Che gibi bir çok kişiye minnettarlığını hala kaybetmemiştir.Castro yaptığı devrimlerde Atatürk'ün felsefesini örnek aldığını birçok kez söylemiştir. Atatürk için söylediği şu sözlerini hatırlayalım:
"Büyük bir devrim yaptım ama Atatürk'ün yaptıklarını başaramadım. Asıl devrimci Atatürk'tür."
"Allah'ın Türk Milleti'ne en büyük hediyesi Atatürk'tü".
Uygulanan ambargo sebebi ile sanayi devrimi ile değil de bilim devrimi ile özellikle tıp alanında kendini geliştiren bir ülke olmuştur.
Küba'nın günümüzde sağlık ve ilaç alanında dünyanın en ileri ülkelerden olduğunu ancak Amerikan ambargosu nedeniyle bu özelliğini dünyaya istediği gibi açamadığı bilinir.
Biliyor muydunuz? Küba'nın en önemli ihracat kalemlerinden biri de doktor ihracatı. Bugün yaklaşık 60 bin Kübalı doktor yurtdışında hizmet ediyor.
En fazla Kübalı doktor 30 binle Venezüella'da. Venezüella devleti bunun karşılığında Küba'ya günde 92 bin varil petrol gönderiyor. Yurtdışına gönderdiği doktor başına, bu doktorları misafir eden ülkelerden belirli bir ücret alıyor. Bu ücretin bir kısmı doktorlara maaş olarak ödenirken, diğer kısmı ise ülke hazinesi aktarılıyor.
Rakam oldukça büyük. 2014 verilerine göre Küba'nın yurtdışına gönderdiği doktorların hazineye katkısı 8 milyar doları bulmuş durumda.Düşünebiliyor musunuz? Doktorlarıyla yılda 8 milyar dolar kazanıyor Küba. Yönetim samimi olarak halkına hizmet edince ülkedeki yasaklanan şeylerde insanlığa dair oluyor elbette.
Küba’da neler yasak?
Küba'da yasak olan şeyleri bir okursanız bana hak vereceğinize eminim.
Küba da cehalet yasak.
Kültürel yozlaşma yasak.
Kötü birisi dahi olsa ölümlere sevinmek yasak.
Birinin karşısında diz çökmek yasak.
Gerçekten özgür olmanın gücünü kaybetmek yasak.
Halk iktidarına karşı çalışmak yasak.
Sınıf farkına devletin göz yumması yasak.
Düşmanları dahi olsa ülkenin tarihsel düşmanları hakkında konuşmak yasak.
Gençlerin üniversite okumaması yasak, bu yüzden tıp okulları kurulmuş.
Halkın sağlık problemlerini devletin gidermemesi yasak.
Beslenmede yetersiz düzeyin varlığı yasak.
Sömürücü ülkelerin bayraklarının yakılması yasak (Bayrakların yöneticileri değil o ülkenin halkını temsil ettiğine inanılır ).
Fidel Castro'nun heykelini dikmek ve anıt yapmak yasak.
Ve en önemlisi bence; hak olan bir şey için yalvarmak yasak.
Bizler de bu insana dair yasaklamaları fazlası ile hak ediyoruz.
Nazım'ın dediği gibi
"Umut İnsanın hakkı"
Umut, binbir ayaklı
Umut, güneşte saklı
Umut, edenler haklı
Umut, insanın hakkı





