Hukuksal Koruma Sigortası
ABDULGANİ DEĞİRMENCİ
Avukat
Anlatılmayan hakların kullanılmaması sonucu vatandaşlar sigortalı olmasına rağmen bazı bedelleri ceplerinden ödemek zorunda kalıyor. Hukuksal Koruma Sigortası da iyi anlatılmalıdır…
Bu yazımızda Hukuksal Koruma Sigortası’nı dile getirmek istiyoruz. Zira son dönemde özellikle trafik kazalarında mağdurlar haklarını ararken, vekalet ücretlerinde sıkıntı yaşadıkları gözlemlenmiştir. Yine bu hakkın kullanılmadığı, sigortalının veya vekilinin böyle bir klozun varlığından haberdar olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle bu yazıyı kalem alma gereği duyduk. Hukuksal koruma kasko poliçelerinde “motorlu araca bağlı hukuksal koruma” ve “sürücü hukuksal koruma” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Öncelikle Motorlu Araca Bağlı Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartlar’da (HKSGŞ) sigorta koruması altında birincil olarak kaleme alınmıştır.
Sigortalıya koruma sağlar
HKSGŞ 2.1. maddesinde şu açıklama yer almaktadır: “Sigortacı, poliçede belirlenen motorlu araçların maliki, işleteni, kiracısı ve sair zilyedi durumundaki sigortalıya koruma sağlar” denilmiştir. Bu haktan yararlanmanın en önemli prensibi sigorta konusu araçların zamanında sigortaya bildirilmesidir. Bu poliçeye bağlı olarak araç koruma altına alınmış olup, bu sebeple kişiye bağlı bir sigorta türü olmayıp, nesneye bağlı bir sigortadan söz edilir. Bu sayede poliçede belirtilen aracın maliki, işleteni, kiracısı ve sair zilyedi olan kişiler bu koruma şemsiyesinden poliçede belirtilen limitler dahilinde yararlanabilmektedir. Yani aracınızı bir arkadaşınızın geçici süreyle kullanmak üzere verdiğinizde bir kaza meydana gelmesi durumunda bu hukuksal korumdan araç maliki olarak her halde yararlanılabilecektir.
Yasal düzenleme ne yazık ki yetersiz
Hangi uyuşmazlıklarda bu koruma şemsiyesinden hangi hallerde yararlanılabileceği doğal olarak sorulabilecektir. HKSGŞ madde 2.1.1.1. “yasal ve cezai sorumluluk kuralları çerçevesinde poliçede gösterilen motorlu araçla bağıntılı olarak, borçlar hukukuna tabi sözleşmeler haricinde doğabilecek uyuşmazlıklardır” denilmektedir. Bu yasal düzenleme ne yazık ki yetersizdir. Zira yasal ve cezai sorumluluk açıklaması son derce yetersiz kalmaktadır. Burada amaç edinen “sigortalının araçla ilişkisine bağlı olarak yasal hukuki sorumluluk ile cezai sorumluluk kuralları çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlıklar” olmalıdır. (Kender) Bu madde çerçevesinde bakıldığı zaman araç sürücüsü hakkında bir ceza davası açıldığı taktirde bu davadaki vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin bu poliçe klozundan karşılanabileceği ortaya çıkmaktadır. Bunun üzerinde önemle durmak gerektiğini düşünmekteyiz.
Kasko poliçeleri
Uygulamada ne vatandaş ne de vekilleri sigorta şirketine başvurup bu haktan yararlanmamaktadır. Piyasada şu an geçerli olan kasko poliçeleri incelendiğinde bir kısım sigorta şirketleri 5 bin TL, bir kısım sigorta şirketleri ise 10 bin TL’ye kadar hukuksal koruma vermektedir. Özellikle asgari ücretle çalışan ya da memur, işçi vs. statüsündeki insan için bu bedelin önemli olduğu herkesçe kabul göreceği kanaatindeyiz. Sürücü Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartlar 2.2. Madde’de, “Bu genel şartlarda yer alan sürücülerden bir aracı kullanan kişi anlaşılır” denilmiştir. Sigortacı sigortalıya poliçede gösterilen kendisi veya başkası adına tescilli araçları sözleşme veya hukuki statüsü gereği sürücü olarak kullanmasından uyuşmazlıklar için hukuksal koruma sağlar. Bu tanım Karayolları Trafik Kanunu’ndan alınmış bir tanımdır. Bu madde ile aracının sahibi olmaksızın sadece kullanmasından dolayı dahi bu haktan yararlanması için yeterli olmaktadır. Bu haktan yararlanabilmek için dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi geçerli ve yeterli bir ehliyete sahip olması gerekmektedir. Poliçedeki sürücü hukuksal koruma miktarları yukarıda belirttiğimiz miktarlar çerçevesinde geçerli olmaktadır.
Nelere dikkat edilmeli?
Bu iki halden de yararlanır iken dikkat edilmesi gereken hususlar şöyledir: Sigortacıya başvurulur iken öncelikle ceza davası ise alınan ilk ifadeler, iddianame, dosya numarası, kaza tespit tutanağı, ehliyet, ruhsat, avukatlık sözleşmesi, serbest meslek makbuzu ve serbest meslek makbuzunun ödendiğine dair belge gerekmektedir. Hukuksal korumada ise bu belgelere ek olarak dava dilekçesi ve cevap dilekçesinin eklenmesi gerekmektedir. Tüm bu belgeler ile sigortacıya başvurulduğunda uygun bir sürede sigortalı haktan yararlanabilmektedir. Bu yazının umarım okuyucular bazında, sigortalılar ve acente bazında bir miktarda olsa farkındalık yaratmasını umuyoruz. Zira vatandaşa anlatılmayan bu hakların kullanılmaması sonucu vatandaşlar sigortalı olmasına rağmen bu bedelleri ceplerinden ödemek zorunda kalmaktadırlar. Türkiye’de halen üretilen poliçelerin büyük bir kısmı trafik üzerine olduğu düşünüldüğünde bu haktan vatandaşların yararlanmaya başlaması ile sigortacılık bilincinin yatay düzlemde genişlemesine büyük bir katkı sağlayacaktır.





