Acente, Komisyonu Hak Ediyor Mu?
ABDULGANİ DEĞİRMENCİ
Avukat
Sigorta şirketlerinin ‘zarar ediyoruz’ bahanesi ile acentelerin komisyonlarına saldırmasının haklılık gerekçesi bulunmuyor.
Son dönemlerde acentelerin üzerine sürekli olarak gelindiği herkesin malumu. Bu duruma ister fiziki şartlar, ister sermaye şartları, ister çalışanlarda aranacak asgari kriterler örnek olarak gösterilebilir. Özelikle son zamanlarda sigorta şirketlerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun komisyonları azaltması bardağı taşıran damla oldu. Yazıma başlamadan önce sigortayı ve sigorta sözleşmesini tanımlamak isterim.
Sigorta nedir?
Geniş kabul gören bir tanımına göre sigorta, "Beklenmedik risklerin bir araya getirilerek, hasarın gerçekleşmesi durumunda sigortalıya tazminat ödemeyi kabul eden sigortacılara devredilmesidir." Sigortacılık, bir tür risk transfer mekanizması oluşturmak suretiyle bireyler ve kurumlar üzerindeki riski kendi üzerinde topluyor ve bunu mümkün olduğunca geniş bir alana yayıyor. Sigorta sözleşmesi, Türk Ticaret Kanunu’nun 1401’inci maddesinde ise sigorta sözleşmesi şu şekilde tanımlanıyor: "Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir." Bu durumda yazımızın dayanağı olan acentelik nedir? TTK 102'e göre ise "Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir." Ücret talep edilebilir Yani sigorta sözleşmelerine aracılık eden müesseslere acente diyoruz. Peki, bu acenteler yaptıkları iş için bir ücret talep edebilirler mi? Gayet doğal olarak yapılan iş karşılığı ücret istenebilir. Yasal dayanağı şu şekildedir: TTK113’e göre - (1) Acente, acentelik ilişkisinin devamı süresince kendi çabasıyla veya aynı nitelikteki işlemler için kazandırdığı üçüncü kişilerle kurulan işlemler için ücret isteyebilir. Sigorta şirketleri haksız olarak komisyonları azaltıyor. Acaba bu şirketler bu olumsuz tavırlarını diğer ülkelerde aynı şekilde takınabiliyorlar mı? Bu konun üzerinde ivedilikle durulması gerekiyor. SAİK’in bu konuda kapsamlı bir çalışma yaptırdıklarını yakinen biliyorum. Bu durumda çalışmanın ivedilikle bitirilip kamuoyu ile paylaşılması elzem bir hal aldı. Sigortacılık Genel Müdürlüğü duruma el koymalı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün de duruma el koyması gerekiyor. Aksi halde ülkemizde iflas etmiş bir sigortacı ordusunu yakında göreceğimizden şüphe duymuyorum. Sıkıcı mevzuat sonrası acentelerin önemini ne yazık ki sigorta şirketleri anlamıyor. Acenteler sayesinde halkımızın sigorta bilinci gelişti ve geniş kitlelerin katılımı sağlandı. Sigorta şirketleri sözde zara ettiklerini beyan ederek özellikle son 2 yıl içersinde sigorta primlerini 10 kat artırma yoluna gittiler. Böylelikle sigorta sektörü 2013 yılında yüksek kârlar elde etti. Bu yakaladığı kârlılığı 2014 yılında da sürdürdü.
Komisyonlara saldırılmasının haklılığı bulunmuyor
Hatta 2014’te son 5 yılın en iyi kâr rakamlarına ulaşıldığını Türkiye Sigorta Birliği (TSB) açıklamıştı. Dokuz aylık mali kâr/zarar verilerine göre 1 milyar 74 milyon 939 bin lira net dönem kârı elde edildi. 2013 yılının aynı döneminde sektör 977 milyon 992 bin lira kâr elde etmişti. Görüldüğü üzere sigorta şirketlerinin zarar ediyoruz bahanesi ile acentelerin komisyonlarına saldırmasının tek bir haklılığı bulunmuyor.
Binlerce acente kapanabilir
Bizce acentelere getirilen mali ve fiziki yükümlülük (haklı gerekçelere dayalıdır) yanında bu komisyon iptalleri binlerce acentenin kapanmasına neden olacak. Bu durum tüketiciler aleyhine de sorun teşkil edecek. Zira doğru poliçe inanın piyasada sadece ve sadece acenteler tarafından sağlandığı göz önüne alındığında bu haktan yoksun kalacaklar. Son olarak sigorta şirketlerinden biri komisyonu %4 düşürdü. Bu yaklaşım “Kardeşim sen kapan ya da dayanabildiğin kadar bana çalış, sonra öl” demenin başka bir ifadesi. Sigorta şirketlerinin acenteleri gözden çıkarmaya hazırlandığını düşünüyorum. Aynı poliçeyi aynı müşteriye acenteyi madara edecek şekilde banka aracılığı ile yapılan düşük fiyat verme politikaları, acentelerin keçiye benzetilmesi, yine poliçenin internet üzerinde yapıldığında acentenin verdiği fiyattan daha düşük fiyat verilmesi, son olarak poliçenin internet üzerinden yapılması durumunda vatandaşlara para puan olarak komisyon ödenmesi başka neyi ifade eder?
Acentelere saldırılar devam ediyor
Katıldığım bir toplantıda yöneticilerin acentelerin önünde Türkiye’de 17 acente olduğunu ve bu sayının fazla olduğunu “taşıma kapasitesi”ne göre düzenleme yapılması gerektiğini aktarmışlardı. Bu duruma tebessüm etmiştim. Ardından büyük firmalar mobil olarak cep telefonu ve tabletler ile poliçe yapmaya başladıklarına şahit olduk. Şubeler için ağırlaştırılmış şube kriterleri bile havada kalmış iken halen acentelere saldırı devam etti. Bu durumu aklım almıyor. Bir yetkilinin ya da SAİK yöneticilerinin açıklama yapmaları gerekmez mi? Ey acente, büyük bir güç olduğunu ve tepki verdiğinde çıkaracağın sesi unutma!





