Önceliğimiz Komisyonlar Ve Acentelik Fesihleri
Şirketler ile acenteler arasında sadece şirketlerin ortaya koyduğu şartların yazılı olduğu, acentelerin noktasına, virgülüne bile itiraz edemediği anlaşmalar var. Hemen hemen tüm maddeler tek taraflı, yani şirketleri koruyucu durumda. Hal böyle olunca acentenin söyleyeceği ne olabilir ki?
Şirketler ile yaptığımız sözleşmelerden en önemli iki husus; komisyonlar ve acentelik fesihleri. Özellikle şirketlerin düzenlemekten kaçamadıkları zorunlu poliçelerde, düşük komisyon veya fahiş fiyat uygulamalarının engellenmesi, aniden yapılan komisyon indirimleri yine buna bağlı olarak hasar/prim oranları bahane edilerek kapatılan acentelikler. Bu noktada SAİK’in yaptırmış olduğu “şirketlerin yurtdışındaki acentelik sözleşmelerinin incelenmesi” çalışmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu çalışmanın sonuçları biz acentelere izleyeceğimiz yol konusunda ciddi anlamda destek sağlayacak. Çalışmanın bir an önce tamamlanıp açıklanmasını bekliyoruz.
Primini sigorta şirketlerinin belirlediği, hasar süreçlerini sigorta şirketlerinin yönettiği poliçelerde oluşan hasarlardan dolayı sigorta şirketlerinin komisyon düşürme yoluyla acenteleri cezalandırması kabul edilemez. Bu konuda acentelerin yeterince sesini duyuramadığını düşünüyorum.
Şirketler bu poliçelerden dolayı zarar ettiklerini öne sürüyor; akıl almaz fiyatlarla rekabete giren sen, hasar sürecini yönetemeyip 3 kuruşluk hasarı 5 kuruşa tazmin eden sen ama suçlu poliçeye aracılık eden acente! Mantıkla izah edilebilir bir durum değil bu.