Tüsaf Başkanı Sigortacı Gazetesi Reportajı

Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonunun (TÜSAF)’ta yeni dönem başladı. TÜSAF gerçekleştirdiği genel kurul sonrasında yeni yönetim kurulunu seçti. Seçim sonuçlarına göre yeni başkan Hüseyin Kasap oldu. Sigortacı Gazetesi olarak Hüseyin Kasap ile bir röportaj gerçekleştirdik ve yeni dönem hedefleri, acentelere yöneli yasal düzenlemeler ve daha bir çok konuyla ilgili sorularımızı yönelttik.

TÜSAF’ın yeni dönem hedeflerinden bahseder misiniz?

TÜSAF'ın üzerine 2 yıldır ölü toprağı atılmış gibiydi. Bir de eski başkanın kendi işiyle ilgili yaptığı uygulamadan dolayı bütün dernek başkanları ve yönetim kurulu haksız ithamlarla karşı karşıya kaldı. Kimse de yapılan işin doğru olduğuna inanmadığı için başkanı savunmadı. Ama bütün suçlamalara arkadaşlarım hedef oldu. Genel kurulla birlikte bu tramvayı atlattık. Bundan sonra yapacaklarımız ise şöyle sıralayabiliriz: TÜSAF'a üye 21 il derneği var. Yeni kurulan 5 il derneğinin kimisi tepkiden kimisi de ekonomik sebeplerden üye olmuyordu. Şimdi bu 5 dernek de TÜSAF’a üye olacak.

ÖNLEM ALINMAZSA 10 YIL SONRA ACENTELERİN ÜRETİMDEKİ PAYI AZALABİLİR

Görev süremizde 26 ilde en az bir etkinliği her ilin konumuna ve o ayın gündemine göre yapacağız. Haziranda Denizli ve Malatya da sigortacılık haftası adı altında TÜSAF ve İl derneklerimiz vasıtasıyla bunu gerçekleştireceğiz. Sigortayla ilgili her kurumla her ilde her türlü etkinliği yapmaya hazırız. Bu konuda en yaygın ve en organize örgüt biziz.

Şimdi yeni moda 2023 vizyonu. Ben bir yıldır 10 yıl sonrası için sektörü ve acentenin yerini düşünüyorum. Sektörün aşağı yukarı üç kat büyüyeceğini 40 milyon TLye ulaşacağını tahmin ediyorum. Peki acenteler 10 yıl sonra bu günkü gibi pastadan yüzde 68 pay alabilecekler mi? Böyle giderse hayır. Şirketler internet ve direkt satışa yatırım yapıyorlar. Brokerler bir kaçı hariç zaten çok büyük acente yapısına ulaşıp buraya geçenler. İşlerine çok iyi yatırım yapıyorlar. Bankalar ve otomotiv plazaları sigortacılığa yeni yeni yatırım yapmaya başladılar. Eğer acenteler şimdiden bunun önlemini almazlarsa yani onlarda otomobil plazaları, brokerler, bankalar gibi fiziki şartlarına, teknolojiye, insan kaynağına, eğitime yatırım yapmazlarsa eskinin nalbant veya kalaycılarına benzeyecekler. Biz bunun için çalışacağız. Acenteler için bir model veya modeller ortaya koyacağız.

PASTANIN BÜYEMESİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ

İkincisi pastanın daha büyümesi için çalışacağız. Bir çok Avrupa ülkesinde pazar zorunlu sigortalarla, hayat ve bireysel emeklilik sistemleriyle büyümüş. Biz de zorunlu sigortalar hangi sektörlerde olabilir ve bu getirildiğinde kabul görür ve satılır ona çalışacağız. Sonuçta bu poliçeler çıktığında çoğunu acenteler satacak. Doktor mali mesuliyet poliçe örneğinde olduğu gibi. Böyle poliçeleri isteyen ve bunları kolayca satın alabilecek bir çok sektör var.

Biz bu iki konuda ciddi çalışmalar yapacağız ve bunları TOBB- SAİK 'e sunacağız.Biraz oranın think thank kuruluşu gibi çalışmak istiyoruz. Çünkü TOBB 'un yaptırım gücü yüksek. Bir şeye karar verilip de kamu otoritesinin önüne konulunca gerçekleştirilmesi konusunda çok etkili. Biz de çalışmalarımızı projelerimizi sürekli buraya servis edeceğiz.

Uzun süredir sigorta sektöründe hizmet veren bir isim olarak sektörün geldiği noktayı ve geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sektörün geldiği noktayı heyecan verici buluyorum. Benim başladığımda kişi başı prim 14 dolar civarındaydı. Şimdi 140 dolar seviyesinde….Buradan bakınca iyi büyümüşüz. Ama penatrasyon hala çok düşük. Zaten bu kadar yabancı yatırımcının gelmesi de bu düşüklükten dolayı. Sektörün büyümesi ile ilgili daha kat edeceğimiz çok yol var. Ürün kalitesi ve verilen servislerle ilgili ise Avrupa’dan ve Amerika’dan çok da farkımız olmadığını düşünüyorum. Hasar sonrası verilen asistans gibi hizmetler çok başarılı ve hasar ödemeleri de artık çok hızlı…

Sizce nihai tüketici sigorta hakkında ne düşünüyor?

Nihai tüketiciye sigorta dediğinizde kasko ve trafik sigortasını anlıyor.Büyük metropollerde buna işyeri sigortalarını birazda konut sigortası ekleyebiliriz.Sorumluluk sigortalarından çok az kişinin haberi var. Olanlar da konunun detayından habersiz.

Sigortacılığın algılanmasında sorun olduğunu düşünüyor musunuz? Sorunlar varsa düzeltmek için acenteler neler yapabilir?

Kesinlikle sorun olduğunu düşünüyorum. Penetrasyon oranının düşük olmasıda bunun bir sonucu. Nihai tüketici tarafından çok iyi algılanan kasko ve trafik sigortalarında fiyatın bu kadar ucuz olmasına, hasar sonrası Avrupa düzeyinde asistans ve servis hizmetleri verilmesine rağmen zorunlu olan trafik sigortasında yüzde 100 'e yaklaşamıyoruz. Kasko ise Türkiye'nin on büyük şehrinde çoğunlukla yapılıyor. Toplam araçlardaki payı yüzde 25 civarında… Neredeyse bütün bölgeleri deprem kuşağında olan Türkiye de DASK'ın Türkiye ortalaması yüzde 26 yeni deprem olan Kütahya Simav da bu oran %14… Ben de Simav'a 50 km uzaklıkdaki Emet ilçesinde doğdum ve liseyi bitirinceye kadar orada kaldım.1970 yılındaki 7.2 şiddetindeki Gediz depremini orada yaşadım. 2000 'e yakın insan öldü. Altı ay çadırda yaşadık. Bundan iki yıl önce Simav da şimdikine yakın büyüklükte bir deprem oldu.Üç ilçesi depremle bu kadar iç içe olan kendi ilimde bile durum vahim. DASK’ın sigortalılık rakamları bile algılamada ciddi sorun olduğunu gösteriyor. Yine kendi ilimden örnek. Siyanürle gündeme gelen daha önce devlete ait olan ve özelleştirilen Eti Gümüş tesislerinin çevre sorumluluk, 3.şahıs sorumluluk poliçeleri var mı gerçekten çok merak ediyorum. Çünkü Şubatta Ostim patlamalarındaki işyerlerini hiçbirinde işveren, 3. şahıs, komşuluk sorumluluk poliçelerinin olmadığı ortaya çıktı.

BİLİNÇ KÜÇÜKKEN GELİŞTİRİLMEYE BAŞLANMALI

Burada bir algılama sorunu olduğu kesin. Ama bu acentelerin tek başına düzeltebileceği bir şey değil.Hazinenin 2009-2013 yılları sigortacılık bilinçlendirme ve tanıtım stratejı planı bu iş için bir başlangıç olabilir. Kamu otoritesi bu konudaki hukuki alt yapıyı hazırlayıp ortaya koydu. Şimdi sıra TSRŞB de…Onlar da bu işin tanıtımının görsel-yazılı materyalini ve finansal kaynaklarını oluşturacaklar. Acenteler ve acentelerin yer aldığı bütün sivil toplum kuruluşları (Dernekler, Federasyonlar, Ticaret Odaları ve TOBB) bu tanıtımda rol alacaklar ve algılamanın değişmesi için çalışacaklar. Çok önemli bir görevde Miili Eğitim Bakanlığı’na düşüyor. Kesinlikle İlköğretimde Hayat bilgisi derslerinde en azından sigortacılık haftasında bu konu işlenmeli. Bilinç küçükken geliştirilmeye başlanmalı.

Hazine’nin acenteler konusunda yaptığı yasal düzenlemeleri nasıl buluyorsunuz?

2003 yılından beri Hazine Sigortacılık Genel müdürlüğüyle çalışan 5684 sayılı kanunun acenteleri ilgilendiren her maddesinde, görüş oluşturan ve sürekli Hazine’yle görüşen çekirdek kadronun içinde oldum. Hem yasayı hem de sonrasında çıkan yönetmelikleri genel olarak çok iyi buluyorum. Tabii ki her yasada ve yönetmelikte mutlaka eksiklikler oluyor. Çünkü konunun birden fazla tarafı olduğu zaman bunlar uzlaşılarak hazırlanıp çıkartılıyor. Zaman geçip uygulamadaki akşaklıklar görüldükce değişiklikler yapılıyor. 2008 yılında çıkartılan acenteler yönetmeliğinin aksayan bütün yönleri ortaya çıktı. Hazine’nin geçen yıl ortaya koyduğu taslak üzerinde taraflar bir türlü uzlaşamadı. Bir yıldır da yönetmelik çıkarılamadı. Sigortacı Gazetesi son sayısı yayınlandığında Hazine Yönetmeliğin son şeklini tarafların görüşüne son kez çıkarmış olacak. İki üç ay içinde herhalde yönetmelik yayınlanmış olur. Bizimde oluşturmaya çalıştığımız model açısından bu yönetmelik önemli. Gündemdeki bir başka konu ise Uzaktan Satışlarla İlgili Yönetmelik.

HÜSEYİN KASAP İKİ ÜNİVERSİTE OKURKEN HEP ÇALIŞMIŞ

Hüseyin Kasap, 1959 Kütahya Emet’te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Emet’te tamamladı. Ankara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü ardından da İstanbul Üniversitesi İşletme Fakultesi İşletme İktisadı Enstütüsünü bitirdi. İki üniversite bitiren Kasap, üniversite hayatı boyunca devlet memurluğu, özel bir şirkette yöneticilik ve reklam yazarlığı gibi çeşitli işlerde çalıştı. Kasap, 1990 yılının başlarında Göksu Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti ni kurarak AGF Garanti Sigorta'nın Türkiye'deki ilk acentesi oldu. 9 yıl sadece bu şirketle çalıştı. ‘Garanti Sigorta’nın biz banka sigortacılığı yapacağız’ demesi üzerine Comercial Union Sigorta’yla (Aviva) çalışmaya başlayan Kasap, Aviva ile 13 yıl, Sompo Japan Sigorta ile 8 yıldır çalışıyor.

Kasap, kendini tanıtırken özellikle şirketlerle çalıştığı sürelerin altını çiziyor çünkü Kasap, Bu bir acentenin başarılı olabilmesi için istikrarın şart olduğuna inanıyor.Kasap, sürekli şirket ve personel değiştiren, şirketleri ve personeli ile problemli olan acentenin başarılı olmasının mümkün olmadığına inanıyor.


tsrsb   dask   sigortacili   sigorta_gov   tsev    sigorta bilgi merkezi    sigorta tahkim komisyonu    guvencehesabi

Showcases

Background Image

Header Color

:

Content Color

: