TÜSAF Başkanı Hüseyin Kasap. Yeni Taslak Sektörde Kaos Yaratabilir
TÜSAF, ‘Sigorta Acenteleri Yönetmelik Taslağı’ ile ilgili görüşlerin yer aldığı bir açıklamada bulundu. TÜSAF Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kasap tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bilindiği üzere 5684 sayılı kanun, sigortacılık sektörüne çeki düzen vermek amacıyla çıkarılan çerçeve bir kanundur ve bundan sonra yapılan ikincil düzenlemeler sektörün bütün oyuncularına oyunu nasıl oynayacaklarının kuralını getiriyordu. 2008 yılında çıkarılan acenteler yönetmeliği de bugüne kadar başıboş çalışmış, elini kolunu sallayan herkesin acente olabildiği bu alana da bir düzen getirdi. Eğitim, sermaye şartı, fiziki mekân, teknolojik alt yapı, teknik personel gibi birçok yeni kavramla tanışıldı. Giriş ve çıkışın kuralları konuldu ve herkes levhaya kayıt oldu. O güne kadar kaç acente olduğunu Sigortacılık Genel Müdürlüğü de, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği de bilmiyordu. Sektör kendisine çeki düzen verdi. Bir de acentelerin kendilerinin seçtiği Sigorta Acente İcra Komitesi kuruldu.
Mesleğimize itibar geldiği için bütün bunlardan herkes çok memnundu. Ancak bunlarla beraber iki yılda birçok aksaklık da yaşandı. İşleyişin bazı yerleri eksik kaldı, bazı yerleri de kötü niyetli kişiler tarafından delinmeye çalışıldı. Bu nedenle yönetmelikte köklü bir değişiklik şart oldu.”‘TALİ ORGANİZASYON MODERNİZE EDİLMİŞ’
Geçen yıl haziran ayında Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü tarafından bir taslak hazırlanarak sektörün görüşüne sunulduğunu kaydeden Kasap, “Bu taslak genel olarak acentelerin ihtiyaçlarını görmekteydi. Bazı değişikliklerle sorunlarımıza çare olabilecek bir taslaktı. Ama bir yıl boyunca bu taslak bir türlü yönetmelik olarak çıkamadı. Sektörün diğer oyuncuları anlaşılan bu taslaktan memnun olmamışlardı” dedi.
Geçen ay Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü tarafından çok farklı bir taslak ortaya konulduğunu belirten Kasap, “Kanunda tarif edilen iki tip acente dışında bir sürü yeni acente tanımıyla karşılaştık. Bunlar sektöre kaos getirecek yapılanmalardır. Eskinin tali organizasyonunun modernize edilmiş şeklidir. Yine bağlı teknik personel kavramıyla bazı kişiler ortalıkta dolaşacak ve birilerinden poliçe kestirmeye çalışan kişiler yasal hale gelecektir. Bu kişiler pastayı büyütmek yerine mevcut pastaya saldıracaklar ve sürekli acente acente dolaşıp komisyon pazarlığı yapacaklardır. Günün birinde acenteler aldıkları komisyonun tamamını bu kişilere verir hale gelecektir” dedi. ‘BANKALARLA EŞİT ŞARTLARDA ÇALIŞMALIYIZ’
Geçen yılki taslakta bankaların faiz silahını müşteriye baskı aracı olarak kullanmasıyla ilgili ifadeler olduğunu ancak bu taslakta bu maddelerin yer almadığını belirten Kasap, “Bizim federasyon olarak ‘bankalar sigortacılık yapmasın’ gibi bir düşüncemiz yok. Çünkü bu yetkilerini Cumhuriyet kurulduğundan beri kanunlarla almışlar. Biz eşit şartlarda ve koşullarda onlarla poliçe satmak istiyoruz. Onların ellerindeki kredi ve faiz gücünü baskı aracı olarak kullanıp hakim durum yaratmalarına karşıyız. Hazine Müsteşarlığı’nın da buna izin vermeyeceğini düşünüyoruz. Onun için faiz konusunun ve sigortalının cayma hakkının mutlaka taslakta olmasını istiyoruz” diye konuştu.
Sigorta şirketleriyle iş ilişkisi ve servis anlaşması içinde olan kurumlara bir düzenleme yapılması gerekliliğine de dikkat çeken Kasap, “Çünkü bu firmalar servis ilişkilerini kullanarak sigortalıya baskı yapıyorlar. Biz TÜSAF olarak kanundan aldığı yetkilerle sektörde var olan oyuncuların eşit şartlarda mücadele etmesini istiyoruz. Onların ellerindeki silahları baskı olarak kullanıp hakim durum yaratmalarını istemiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.‘AFFA KARŞIYIZ’
Geçici 1. maddeyle ilgili görüşlerini de aktaran Kasap, “Bu maddeyle on yıllıkların bir kereye mahsus acente veya müdür oluvermeleri bu konuda getirilmiş olan eğitim standardını ve kaliteyi yükseltme amacını bir kerelik delivermiş olacaktır. 2008 yılında çıkan yönetmelikten sonra acentelik mesleğinin itibarı biraz yükselmişken, sigortalılar karşılarında artık bilinçli ve eğitimli bir acente bulmuşken, sordukları soruların yanıtını almaya başlamışken mesleğimizin itibarı yine alt üst olacaktır. Ondan sonra da tıpkı vergi ve SSK aflarında olduğu gibi her 3–5 senede bir bu taleplerle karşılaşacağız. Bu nedenlerden dolayı bu affa da karşıyız” diye konuştu.