Menu

Aralık 2015

MURAT BÜYÜKÇELEBİ
TÜRKİYE SİGORTA ACENTELERİ FEDERASYONU BAŞKANI

Değerli meslektaşlarım

15 Mayıs 2012 tarihinde davetli olarak katıldığım “Sigortacılığın Geleceğinde Dağıtım Kanalları 2023” temalı panelde konu acentelerin suçlanmasına gelince dayanamamış bir konuşma yapmıştım. Konuşmama ait kısa bir alıntı ile komisyon düşürmeleri ile ilgili tavrımızı ileteyim. "Asıl problem sermayedarlarda bence, bu kadar başarısız yöneticiyi bu sektörde tutabiliyorlar. Ve ben onların sorununu yaşamak zorunda kalıyorum. Bizim suçumuz yok mu? Tabii ki acenteler olarak bizim de birtakım suçlarımız, birtakım yanlışlarımız var ama en az suçlu biziz…” Yapılan yanlışların sonucunu acı bir şekilde çekiyoruz, maalesef çözüm olmazsa bu acının artması da muhtemel. Kim suçlu, kim değil tartışmak zaman kaybı olur. Özellikle sıkıntının giderek arttığı bu dönemde çözüm ne olmalı; tespiti yapıp, çözüm önerilerini netleştirip derhal hayata geçirmektir önemli olan.

1 Sigorta şirketleri trafik branşından zarar ediyor. Bedeni hasarlardaki geriye dönük mevzuat sıkıntıları nedeniyle, gelecekteki zararı bile ölçemediklerini ifade ediyorlar. Bugüne kadar 4 milyar TL, asgari ücret artışını da eklersek yakın gelecekte 4 milyar TL daha zarardan bahsediliyor. Tek sorun bu mudur? Suistimaller, hasar tarafının iyi yönetilememesi, tarifedeki hatalar bunları da konuşmak, çözmek gerekir.
2 Şirketlerin düşen acente komisyonuna yaklaşımı.
a- “Biz zarar ederken sizi de buna ortak etmeliyiz, biz batarken sizi zengin edemeyiz” şeklindeki yaklaşıma aynı tarzda yaklaşırsak demek ki kar ederken ortak değildik!
b- “Primler çok arttığından geçen seneye göre komisyon tutarında bir azalmanız yok” ifadesi adeta şaka gibi, bir yöneticinin ağzından veya kaleminden çıkmamalı.
c- “Komisyonunuzu düşürelim de kamuoyuna siz baskı yapın” mevzuat düzenlemesi ile başlanan tavan fiyat uygulamasının faturasının acenteye kesilmesi. Yaklaşım çok rahatsız edici ve sisteme bakışın ve düşülen durumun zavallılık hali!
3 Vatandaş trafik sigortalarının yükselen primlerinden rahatsız, acente de durumdan rahatsız. Sigorta şirketlerinin zarar etmesi, zararın primleri artırarak karşılanması nedeniyle önceki yıla göre primlerin kabul edilemeyecek oranlarda artması, aslında yıllarca “pazar payımı artıracağım” diye yerlerde gezen primlerle yapılan rekabetin sonucudur. Zararı birden ortadan kaldıracak şekilde primlere yansıtmak, iyi sürücülere de yapılan haksızlıktır. Primlere yansımasının adil olması gerekirdi.

Ne yapmalıyız?

 Acente vatandaşla karşı karşıya kalıp tüm darbelere maruz kalması, bir trafik sigortası için saatlerini harcaması, ihtiyaçtan müşteri kaçırmamak için iş paylaşımı yapıp düşen gelirini ya da elde tutmak için hiç kazanmadan işini yapmak durumunda kalması, ekleyebileceğimiz daha birçok neden. Ne yapmalıyız? Nasıl yapmalıyız? Bugüne kadar ne yaptık... Vatandaşın makul, adaletli sigorta primleriyle poliçelerini almalarını sağlayarak, sigorta şirketlerinin zarar etmesini ortadan kaldırarak, acentenin de emeğini karşılığını tam olarak alabileceği sürdürülebilir bir ortam yaratmak ana amaç olmalı. Öncelikle işbirliği yapmalı, nasıl mı? Kanun koyucu, düzenleme makamları ve sigorta şirketleriyle görüşülmeli. Çözüm için ortak hareket etmeli tüm imkanlar kullanılmalı.

 Hazine Müsteşarlığı’na SAİK, TÜSAF ve TÜSAF dışında kalan derneklerin başkanlarıyla gidildi.

 Konu tartışıldı, acente komisyonlarıyla ilgili ne yapılabileceği asgari komisyonun sonuçları. Sorunların ortak çözüm için iradeyi koymak ve işbirliği yapmak. Kamu tarafında çözüm için destek verileceği ifade edildi. Hazine Müsteşar Yardımcımız Sayın Dr. Ahmet Genç her gittiğimizde sigorta şirketleriyle, acentelerin ortak önerilerine sıcak bakılacağını ve destek verileceğini her fırsatta ifade etmişlerdi. Sektörün sorunu hale gelen zararın çözümü için TÜSAF Başkanı olarak planladığım görüşmeye Yönetim Kurulu üyemiz Çetin Yaman ve bu konuda işbirliği yaptığımız Brokerler Dernek Başkanı Mehmet Genç ve Koordinatör Basri Batıkarayel ile birlikte katıldık (Aracıların güç birliği yapıp ortak hareket edebileceği ve çözümün içinde inisiyatif alabileceklerini göstermekti ziyaretlere beraber gitme nedeni).

 4.12.2015 tarihinde Allianz Sigorta Genel Müdürü Arif Aytekin Bey’e ilk ziyareti yaptık, sonuç olarak çözümün TSB kanalıyla, kamunun mevzuat değişiklikleriyle, kanunların çıkartılmasıyla ilgili olunduğu aracıların da bu konuda destek vermesinden mutluluk duyacaklarını ilettiler ve işbirliği konusunda mutabık kalındı.

Gemi su alıyor

Hemen ardından TSB Başkanı ve Groupama Sigorta Genel Müdürü Ramazan Ülger Bey’le görüştük. Sektörün bu branştaki zararının giderek arttığı geriye dönük mevzuat değişikliklerin bunların getirdiği zararın ölçülemeyecek boyutta olmasının ve özellikle yabancı sermayenin rahatsızlığını, zarar için koyulacak sermayenin ne kadar olması gerektiği konusunda emin olamadıklarını durumun çok ciddi olduğunu sorunun acilen kanunlarla düzenlenilmesinin, önceki dönemde yaptıkları değişiklik taleplerinin kanunlaşmasının gerekliliğini anlattılar. Biz de kamu tarafındaki taleplerin karşılanabilmesi için Sayın Başbakanımız ve İçişleri Bakanlığı’ndan hemen randevu taleplerinde bulunduk. Kendisini yakalamışken, acente sözleşmeleriyle ilgili hayal kırıklığımı bizzat ilettim. Bunu ve çözüm önerilerimizi diğer yazıda ifade edeceğim. Son görüşmemizde Axa Sigorta CEO’su Guillaemu Lejeune ve Genel Müdür yardımcısı Özer Şimşek Bey’le oldu. Sayın Lejeune bize bir sunumla durumu anlattı. Aramızda geçen konuşmalardan birkaç örnek vermek gerekirse; aynı gemide olduğumuzu, geminin delikten dolayı su aldığını, bunu kapatmak için üstümüze düşen neyse yapmak istediğimizi ilettim. Aldığımız cevaplar, “Gemi su almıyor, gemi su ile doldu. Bir şeyler yapılmazsa batmak üzere ve bu işin altından kalkmak için zamanımız çok az olduğu”, “Mevcut sistem kötü sürücüleri cezalandırmıyor, aksine ödüllendiriyor”, “Ülkeniz %10 faiz geliri verirken sermayedar neden bu mevzuat riskini satın alıp, zarara razı olsun” şeklinde idi. Diğer yandan acenteler olarak yaşamamız için sizleri yaşatmamız gerektiğini bu noktada siyasi etkimizi kullanacağımızı ilettim. Kendileri zararın boyutunu, gelecekte gelebileceği noktanın tahminini ilettiler. Bu konudaki yaklaşımımızdan mutlu olduklarını ilettiler. Yaklaşık iki saate yakın süren görüşme çözüm için işbirliği ve çaba gösterilmesi gerekliliğiyle sona erdi. Anadolu Sigorta Genel Müdürü Musa Ülken Bey’den de randevu talep ettik, zaman anlamında uygun değildi ancak en kısa zamanda görüşmek istediğini ilettiler. Sayın yöneticilere misafirperverlikleri için teşekkür ederiz.

Ortada bir problem var

Sonuç olarak ortada bir problem var ve problemi kimin oluşturduğuyla kaybedilecek zamanın olmadığı, işbirliğiyle sonuç alınabileceği gerçeğinden yola çıkmanın, hakaretle, suçlamayla (Özellikle sosyal medyadaki hakarete varan yazılar bizlere ciddi zarar veriyor) bir yere varılamayacağı, iş ortaklarının çözüm için ciddi çaba göstermesinin gerekliliğini görüyoruz. Bizler acenteler üstümüze düşeni yapacağız. Ancak bu vereceğimiz desteğin sonunda sorunların çözümüyle eğer komisyonlarımız en kısa zamanda olması gereken yerlere gelmezse samimiyetimizin kullanıldığını ve çözüm için bizden yardım isteyenlerin iyi niyetli olmadığını düşüneceğiz.

 Değerli meslektaşlarım, bizler acenteler olarak Türkiye’nin en güçlü örgütlerinden birinin üyeleriyiz. Bürokratla, milletvekili ve bakanlarımızla haklarımızı savunmak ve sektör için kullanmak için, iletişime geçip bekleyiniz; yakın zamanda sizlerden birçok konuda destek isteyeceğiz. Ancak durumu anlatırken kaş yapayım derken göz çıkarmadan yapmalıyız.Bireysel çalışmalar bizlere zarar veriyor.

 Bildiklerimizin dışında bizlere imkanlarınızın ne olduğunu, kimleri tanıdıklarınızı il derneklerimize, genel sekreterimize ve bana iletebilirsiniz.

 Saygılarımla


tsrsb   dask   sigortacili   sigorta_gov   tsev    sigorta bilgi merkezi    sigorta tahkim komisyonu    guvencehesabi

Showcases

Background Image

Header Color

:

Content Color

: